Bu sayfayı yazdır

Sıradan Olmayan Projelerin Ofisi: Teğet Mimarlık

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Konuttan opera binasına, renovasyondan müzeye, yurtiçinden yurtdışına, çoğu sosyal sorumluluk projesi olan birçok yapı tasarlayan Teğet Mimarlık, İzmir Opera Binası projesi ile birçok nedenden dolayı Türkiye ölçeğinde önemli bir projeyi tasarladı. Opera yapmak için gerekli olan disiplinlerin birçoğu şartnamelerde tanımlı olmamasına rağmen sahne mekaniği, akustik, aydınlatma ve bir yığın disiplini en ince ayrıntısına kadar tasarlayan Teğet Mimarlık ofisinin ortağı Ertuğ Uçar ile ofislerini ve projelerini konuştuk.

Öncelikle ofisiniz hakkında bilgi alabilir miyiz? 

Teğet Mimarlık 2019'da 23. yılını kutlayacak. İki ortak yönetiyoruz ofisi. Mehmet Kütükçüoğlu ve ben Ertuğ Uçar. 30 kişilik tasarım kadromuzla yapı projelerinde sorumluluğu arsa geliştirmeden, inşaat süpervizyonuna dek tüm süreçleri kapsayacak şekilde üstleniyoruz. Teğet'in portföyünde çeşitliliğinin göze çarptığını söyleyebilirim. Opera, müze, ofis, konut, kitaplık ve okul yapıları ile bölgesel master planlar, tekil evler ve sergi tasarımları farklı kapsam, ebat ve işlevlerle zengin tecrübemizi yansıtıyor. 2010, 2014 ve 2018 yıllarında sırasıyla Yapı Kredi Bankacılık Akademisi (Gebze), SOBE Selçuklu Otizmli Bireyler Vakfı Kampüsü (Konya) ve Yapı Kredi Kültür Sanat Binalarıyla (İstanbul) Türkiye'de verilen en prestijli Mimarlık ödülü olan Ulusal Mimarlık Ödülü'ne 3 kez layık görüldü. 

Kendinizden ve çalışma ekibinizden bahseder misiniz?

Ben ve ortağım Mehmet, ODTÜ mezunuyuz. İkimiz de profesyonel hayatın yanı sıra mimarlık okullarıyla ilişkimizi eğitmen, stüdyo yöneticisi ve jüri üyesi olarak devam ettiriyoruz. Mehmet Bilgi Üniversitesi yüksek lisans programının kurucularından. Teğet'in genç, dinamik ve en önemlisi de uzun süredir beraber olan bir kadrosu var. 

İzmir’de yapımı devam eden İzmir Opera Binası projenizin süreçlerini anlatabilir misiniz? Yarışma projesi ile şu an devam eden uygulama projelerinde ne gibi farklılıklar var?

İzmir Opera Binası yarışmasını 2010 yılında kazanmıştık. Sözleşme, proje ve ihale süreçlerinin ardından 2018'de inşaat başladı. Yarışmaya önerilen proje ile uygulama arasında ana fikir açısından fark yok. Ancak detaylar anlamında tabii ki proje çok gelişti. Özellikle sahne mekaniği ve altyapısı, proje sürecinde yaptığımız yurtdışı gezileri, araştırmalar ve danışmanların desteğiyle en üst düzeye geldi. 

Avrupa’da birçok örneği olmasına rağmen Türkiye’de, sanat dalına özgü projeler maalesef çok az. Operaya özgü bir yapı tasarlamak aynı zamanda günün her saati yaşayan ve kente yeni bir simge olacak olan bu proje hakkında özellikle vurgulamak istediğiniz konular var mıdır?

İzmir Opera Binası şehrin önemli bir kıyı bağlantı noktasında. Raylı sistem, sahil yolu, otobüs ve deniz hatlarının düğümlendiği bir bölge. Ulaşımı kolay. Yerleştiği geniş üçgende arkadaki konut bölgesini kıyıya bağlayan büyük bir kamusal araç gibi çalışacağını düşünüyoruz. Üzerine çıkılabilen terası şehir için önemli bir yenilik olacak. Bu geniş teras, manzaranın keyfini çıkarmanın yanı sıra şehirlilere farklı etkinlikler sunacak. İçine gömülü avlu sahnesinde temsil provaları ve yaz konserleri seyredilebilecek. Sofito kulesine yansıtılan sinemaları yaz geceleri terasa yayılacak insanlar tarafından izlenebilecek. Bunlar binanın kabuğunda olup bitenler. İzmir Operası 1500 kişilik ana salonu, 500 kişilik küçük salonu, terasa açılan yazlık sahnesi, opera, bale, orkestra ve koro prova salonları, atölyeleri ve ofisleriyle aslında bir binaya sığdırılmış bir kültür kampüsü özelliğinde. 

Projenin yapım süreci hakkında bilgi alabilir miyiz?

İzmir Opera inşaatı 2018'de başladı. 2019'un ilk 3 çeyreğini zemin güçlendirme ve iksa çalışmaları alacak. Kaba inşaatın 2020 ile beraber hız almasını bekliyoruz. 

“İzmir Büyükşehir Belediyesi Opera Binası Mimari Proje Yarışmasında Mimari Rapordan

Taş ve opera

İzmir opera binası İzmir'in alt kenti Mavişehir'in kente yakın çeperinde ve deniz kıyısındaki sahil şeridinde konumlanacaktır. Binanın ana tasarım kararı bağlamı ile şekillenmiştir. Modern kent saçaklanmasının tipik yapılı çevresi olarak nokta bloklardan oluşan yüksek katlı konut dokusu kıyı şeridi ve kent zemini ile ilgili iletişimini hem morfolojik hem programatik olarak koparmıştır. Kıyı ve konut arasındaki bu iletişimsiz kalma durumuna cevap olarak Opera binası tek bir yüzey hareketi ile kent ile kıyı ilişkisini tekrar kurmayı amaçlar. Bu bağlamda bina, kıyıdan kopmaya başlayan kentin yüzünü tekrar kıyıya döndüren bir arabulucudur. Bina kent zemini düzlemini katlayarak bir tarafta eğimli bir çatı yüzeyi ile konut dokusuna diğer tarafta da kıyıya doğru eğimli iki yüzey oluşturma fikri etrafında şekillenmiştir. Bu net yüzeyler ile bina şehrin panoramik deneyiminde monolitik bir kütle oluşturarak bağlamına olağandışı bir sakinlik ve sessizlik ile eklemlenmeyi amaçlar. Bu monolitik kütle, formu gibi materyal olarak da tek malzemeden, doğal taş kaplamadan oluşur ve kent bağlamına sessiz bir cevap verir.

Üstte kalan yüzey bir yandan opera binasının geniş iç fuayesini, oditoryumları, sahne arkasını ve servis alanlarını örterken kendini de kent peyzajının bir uzantısı olarak üzerinde yürünebilir kamusal bir açık hava yüzeyi ile şehre açar. Bu durum binanın önünde uzayan İzmir kıyı şeridinin peyzajının da benzer bir artikülasyon ve devamlılık ile binanın ana girişine ve ana fuayeye dönüşmesine izin verir. Bina ana kurgusunu yatayda katlanan bu geniş yüzeylerin açık alanları ve kapalı mekanları birbirine geçiştirmesi (flow) ile oluşur. Bu devamlılık yüzey kaplamalarının da seçimini şekillendirir ve binayı heykelsi bir kent zeminine dönüştürür.”

Tasarım Ekibi: Ertuğ Uçar, Mehmet Kütükçüoğlu, Mert Üçer, Onur Akın, Emiliano Bugatti, Caner Bilgin, Deniz Subaşı, Eylem Yılmaz, Nazlı Tümerdem, Gökçen Erkılıç, Elena Giugni, Pınar Sönmez, Öykü Kocaman, Yunus Emre Kara (2014)

Danışman: Anne Minors, Hanif Kara, John Risley, Paul Scott, Serhan Bucak, Serhan Çaycılar, Aygen Kancı, Uğur Seymen, Timo Tuovila, Sigal Mühendislik, Koray Güneri, Ege Zemin İnşaat, Ramazan Yıldız

Yardımcı: İrem Güçlü, Ali Can Atabey

Peyzaj Mimarlığı: Teğet Mimarlık, Öykü Kocaman

Aydınlatma Projesi: Prosistem, Keman Süner, Ukon, Uygar Sakarya

Statik Projesi: Arçe Mühendislik, Necati Çeltikçi

Mekanik Projesi: Okutan Mühendislik, Mehmet Okutan

Elektrik Projesi: Promer Mühendislik, Muharrem Akbulut

Akustik Danışmanı: Robert Essert, Mezzo Studio, Mehmet Çalışkan

Yangın Güvenlik Danışmanı: Karina Tasarım Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri, Tanju Ataylar